Sağlı sollu hayalet gibi uzanan kırık dökük evlerin peşi sıra ilerliyorum.
Evler bitiyor, mezarlık başlıyor. Zifiri karanlık, gömülmüş zamanın içindeyim.
Celal Amca’ya en sevdiği yemekle veda edildi denildi. Ama aslında veda edilen şey bir adam değildi.
Bir evin üzerinden kalkan ağırlıktı.
Ve ertesi gün mahallede kimse ondan bahsetmedi.