top of page
sevval.jpeg

Şevval UZUN

23.06.2026

ÖZGÜRLÜK

Özgürlük, insanın hür düşünebilmesidir. Sınır çizilemeyen, yasak konulamayan tek şey düşüncelerdir. İnsan zihnine ancak kendisi müdahale edebilir. Dört duvar arasında olan biri, dışarıda gökyüzünün altında olan birinden daha özgür olabilir. Kimsesi olmadığı için -yalnızlıktan bahsetmiyorum- yıkılması gereken tabuları da yoktur. Bu sebeple her zaman her şeye yeniden başlayabilir.

Uluç Bayraktar’ın yönetmenliğini yaptığı, ‘Ezel’ dizisinin altıncı bölümünde sahnenin birinde “Siz hiç, bir sabah uyanıp vazgeçtiğiniz tüm hayalleri geri istediniz mi?” diye soruyordu Eyşan. Vazgeçmek de özgürlüktür. Altını çizdiğiniz cümle, bir kitap sayfasından olmak zorunda değil, bazen bazı sahnelerin de altı çizilir.

​​

Nasıl özgür olunur?

Çok fazla düşünmek ile hiç düşünmemek arasında, delilik ile bilgelik arasında bir çizgi vardır. O çizgi dönüm noktasıdır. Etrafında kimi zaman istemesen de varlığına maruz kaldığın kimi zaman isteyerek yanında olduğun insanlar vardır. O insanların hayatındaki konumunu kendin belirlersin; ya seni sömürürler ya da sana basamak olurlar, yukarı çıkarsın. Yukarı çıkmak için farkında olman, farkında olman için anlaman, anlaman için gözlemlemen gerekir. Gözlemlemek için de işte o başkaları gerek. Başladığın nokta ile bitirdiğin nokta her zaman aynı olacak ve sen, o aradaki ince çizgide özgürlüğü tadacaksın.

Özgürlüğü kısıtlayan faktörler nelerdir?

Korku, özgürlüğün önündeki en büyük engeldir. Gittikçe artabilen bir duygu durumudur. Korkuların sana yol gösterebilir ama o yolda seninle ilerleyemez. Çünkü korkunun hep bir soruları vardır. Cevaplarından kuşku duymana neden olur. ‘Şüphe tek gerçektir.’ ama o şüpheye nasıl ulaştığın seni yanıltabilir.

Bir diğer faktör fazlalık. Minimalist olmak gerek. Bir yerde çokluk varsa o yere pislik de bulaşır. Sade, anlaşılır, zevk alacak kadar olmalı her şey, karınca kararınca. Bu fazlalık bazen insanlardır, bazen eşyalar. Sana yetecek kadarına sahip olmak seni özgürleştirir.

Özgür insan nasıl olur?

Özgürlük biraz da yalnız kalabilme becerisidir. Bu yalnızlık kimsesizlik değildir aksine kalabalığın arasında bile iç dünyanda var olabilmektir. Kendine değer verip “evet varım ve iyi ki varım” deyip seni sabote etmek isteyenlere karşı kulak kapatabilmektir. Aynı zamanda eleştirilere açık olup her eleştirinin muhasebesini kendi içinde yapabilmektir. Özgür insan insanlara aldanmaz, körü körüne güvenmez, acaba der ama keşkelere de izin vermez. Sözün kısası; özgür insan, pazara gidip kırk tane akıl alsa da eve döndüğünde kendi aklını kullanandır.

Sonuç

“Her insan özgür doğar fakat her yerde zincirlere vurulmuştur” Bu zincirler, bilgisizliktendir. Sevgini gösterememek, istemediğinde hayır diyememek, mutlu olduğunda nasıl göstereceğini, ait olmadığın yerden nasıl ayrılacağını bilememek gibi daha birçok örnek, özgürlüğe vurulan birer zincirdir. Bir bebeğe nasıl ağlayacağı öğretilmedi ama özgürce ağlayabilirler, nasıl yürüyeceği de öğretilmedi, düşe-kalka öğrenirler adım atmayı.

Özgürlüğünün kısıtlanmasına izin verme. İçinden geldiği gibi davran. Tek sınırın, zincirin, prangan ‘ahlak kuralları’ olsun. Mümkünse kendine, özgürlüğüne, hürriyetine sahip çık. Ay parçası gibi olup parlamaktan vazgeçme.

*Teklif 2 aylık düşünce dergisi/Mükellefiyet-sayfa.70

Yayına Hazırlayan: Süheyla Çağlar

  • Instagram - Black Circle
  • Twitter - Black Circle
  • YouTube - Black Circle
  • Facebook - Black Circle
  • Instagram - Black Circle
  • Twitter - Black Circle
  • YouTube - Black Circle
  • Facebook - Black Circle
images (1).jpg

Hazırladığınız kitap incelemelerinizi, öykü-deneme türündeki yazılarınızı, edebiyat ve sanat odaklı dosya konularınızı inadinaedebiyat@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

 

Tanıtım amaçlı kitap gönderimi ve reklamlarınız için de aynı kanallardan ulaşabilirsiniz.

  • Instagram
  • X
  • Youtube
  • Pinterest
  • Facebook
bottom of page