top of page
sevval.jpeg

Şevval UZUN

22.07.2026

İvan Aleksandroviç Gonçarov: Oblomov

Rus Edebiyatının en çok okunan eserlerinden olan Oblomov, Ivan Aleksandroviç Gonçarov tarafından 1859 yılında yayımlanmıştır. 1846 da taslağı atılan eser ilk olarak 1849’da ‘Oblomov’un Rüyası’ bölümü ile tefrika edilmiştir.

Peki kitaba ismini veren “Oblomovluk” nedir?

Oblomovdan doğan bu kavram, kronik eylemsizliği, aşırı üşengeçliği, erteleme hastalığı ve hayatın sorumluluklarından kaçarak konfor alanına sığınma durumunu, ifade eder. Edebi ve psikolojik bir kavrama dönüşen bu kelime Rus dilinde hâlâ tembelliği betimlemek için kullanılır.

İlya İliç Oblomov Kimdir?

Küçük yaştan itibaren yaşamının sorumlulukları elinden alınan, düşe-kalka büyümek yerine sadece yaş alabilmiş esas karakterdir. Doğduğundan beri el bebek gül bebek büyümüş diyebileceğimiz bu kişi en temel ihtiyaçları dahilinde dahi harekete geçememiştir. Ayakkabısını bile birileri giydirirken hayatını yattığı yerden yönetmeye çalışır. Geçim derdinin olmaması sürekli yatma halini kolaylaştırır.

  • Instagram - Black Circle
  • Twitter - Black Circle
  • YouTube - Black Circle
  • Facebook - Black Circle
oblomov_ciltli.webp

​​Peki yatarken sadece uyur mu?

Elbette hayır. Oblomov, koltuğunda yarı yatar vaziyette, çalışan insanları garipser, ‘8- 5 mesaisini’ yadırgar. “Ne zaman yaşamaya fırsat bulacağız?” diye düşünür. Yaşamı durağan olmasına rağmen düşünceleri aktiftir. Her kitabı okumaz, mutlaka ilgisini çekmesi lazım. Köyündeki işleri bile vekâlet yoluyla halleder. Tembel oluşu gereksiz dünya telaşını tercih etmemesiyle ilişkilidir. Çünkü alıştığı bir durum değildir. Yetiştirilme tarzı hayat bakışının sonucudur. Öyle ki Olga ile tanışınca daha hareketli olmaya başlar kabuğundan sıyrılır.

Olga Kimdir?

Olga, teyzesiyle yaşayan, belirli sınırları olan, gizsiz bir yaşam süren kişidir. Sevginin iyileştirip iyileştiremeyeceği sorusunu sonuna kadar okura sorduran Olga, Oblomov’un hayatında onu harekete geçirmeye çalışan bir roldedir. Ortak tanıdık vesilesiyle tanışırlar ve bir münasebet kurarlar. Ştoltz gibi Oblomov’un yatmasına engel olacak çeşitli kitaplar verir, maddi işlerini halletmesi için yönlendirmeler yapar yani kendi işini kendi görmesi için uğraşan sevgi dolu bir kadındır. Hobiler, icraatler için onu zorlar oblomovluğunu kırmak ister fakat giderek bu yaşam stili Oblomov’u yormaya başlar ve bocalar. Kökleşen tembelliği bu iyileşmeye müsaade etmez.

Ştoltz Kimdir?

Ştoltz, İlya İliç’in beraber büyüdüğü en yakın arkadaşıdır. İyiliği için her işini düşünen ona destek olup kötülükten koruyan dostudur. Oblomov ne kadar tembelse dostu da bir o kadar çalışkandır. Zıt olan bu iki karakter kitap boyunca bu tezatlığı gözler önüne serer. Olga ile tanışmasına vesile olurken Oblomov’u ona emanet eden de yine kendisidir. Fakat döneminde çokça rastlansa da sonundaki tavrı günümüzde hoş karşılanmayan bir durumdur. Keza Oblomov bunu hiç de dert etmemiştir.

Zahar Kimdir?

Zahar, üç kuşak babasıyla birlikte aileye hizmet eden uşaklarıdır. Beyine ezbere gelmiş bir sadakat ile bağlıdır. “Öl” dese canını verir ama bunu sevgisinden dolayı yapmaz. Bu bilinç ile uşaklığının layığını yerine getirmek için yapar. Sürekli didişirler,
beyinin hakaretlerine ses etmez ama bazı ağır ithamları sonucunda kırılganlığını belli eder mahalle dedikodusuna uygun davranır ama uşaklığın da hakkını verir. Oblomov’un babasıyla birlikte aynı evde büyümüştür. Yıllarca ailenin düzenine hakimdir ve çocukluğuna tanıktır. Bu yüzden Oblomov’un tembelliği Zahar tarafından beslenir haldedir.

Ev sahibesi kimdir?

Oblomov’un başka bir eve taşınma durumunda kalması ve yeni ev sahibesinin bir anne rolünde her ihtiyacı karşılayan kişi olması ilerleyen sayfalarda bana kişilik analizi yaptırdı. Çünkü hayatımızda yer edinen kişileri aslından çocukluktan gelen alışılmış hislerle seçiyoruz. İlya İliç’in tembelliği bu anaç özelliği sever. Olga ve ev sahibesi ilişkide kadının iki farklı rolünü gözler önüne sererken yazar okuruna bir erkeğin ne istediği konusunda tercihlerini sorgulatacak nitelikte.

Ayrıca ev sahibesinin kardeşi ile arkadaşı da birtakım sorunların başlıca sebebidir. Her ne kadar dibe çekmeye çalıştılarsa da sandıkları gibi bir sonuca ulaşamamışlardır.

Sonuç ve felsefi bakış açısı…

Kitabın sonunda kafamda beliren şey hiçlik-varlık -hiçlik üçgeni oldu. İnsanoğlu dünyaya bir hiç olarak doğarken gençliğinde bir şeyler elde etmeye çalışır ve sonra tekrar hiçliğe döner yaşlılığında.

Hiçlik; eylemsizlik ile eşken, varlık; çabalamaya denkti. Ve Oblomov bu varlığı Olga ile kazanmaya çalışır. Annesi ve ev sahibesi yalnızca hiçlik içinde yaşamasına sebep olur. Zaten Oblomov çalışanların kazanmak istediklerine (toprak, para, statü) doğuştan sahip iken ekstra çabayı lüzumsuz görür. Onun penceresinden bakınca, bu felsefede haksız sayılmaz. Yine de okurken içimden “Bir hobisi olsaydı” diye geçirdim. Ama yine düşündüm ve “Neden olsundu ki?” Oblomov’u Oblomov yapan tam da bu “Neden?” sorusuydu.

Yayına Hazırlayan: Süheyla Çağlar

  • Instagram - Black Circle
  • Twitter - Black Circle
  • YouTube - Black Circle
  • Facebook - Black Circle

Hazırladığınız kitap incelemelerinizi, öykü-deneme türündeki yazılarınızı, edebiyat ve sanat odaklı dosya konularınızı inadinaedebiyat@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

 

Tanıtım amaçlı kitap gönderimi ve reklamlarınız için de aynı kanallardan ulaşabilirsiniz.

  • Instagram
  • X
  • Youtube
  • Pinterest
  • Facebook
bottom of page