top of page
Ümit Yaban ile (Facebook Kapak Fotoğrafı).jpg

Ah ilk kitaplar! Yazandan bir parça kopacak da evrende yıldız gibi parlayacakmışçasına müstesna bir öneme sahip ilk kitaplar. Bu önem hem yazarlar hem de edebiyat tarihi için geçerli. Biz de bu heyecana ortağız ve büyük bir zevkle yazarların ilk göz ağrılarının görünürlüğüne katkı sunmayı görev biliyoruz.

Ümit Yaban

BD0F405C-4158-43D4-890C-CCD2A6A5A557.JPG

"Ümit Yaban ile İlk Ümit" röportajları yeni konukların ilk kitaplarıyla inadinaedebiyat.net adresinde devam ediyor.

Ümit Yaban'ın bu seride sitemizdeki yeni konuğu "Baht Oyunları" adlı kitabıyla Nuray Elçin.

ümityaban1_edited.png

Sayın Nuray Elçin ilk kitabınız Baht Oyunları’nı kutlarım, Sel Yayınların’dan elimize geçti keyifle okuduk teşekkürler. Öncelikle merak ettiğim sizsiniz, edebiyatla kurduğunuz ilişkiye de değinerek kendinizi tanıtır mısınız? Nuray Elçin kimdir?

baht-oyunlari.jpg

Çok teşekkür ederim. Edebiyatla kurduğum ilişki bence ondan mahrum kalmamla güçlendi. Kitaplara kolayca ulaşamadığım, ulaştıklarımı ise defalarca okuduğum çocukluk dönenimde o bağ kendiliğinden kuruldu. Bunu dışında İngilizce öğretmeniyim. Dilin öncelikle evrensel olduğunu, yalnızca anlatmak için değil, gizlemek, ertelemek, yaralamak ya da iyileştirmek için de kullanıldığını gördüm. Acı, keder, mutluluk, heyecan, şaşkınlık, tüm duygular, soyut olan her şey dille can buluyor, somutlaşıyor. Kelimelerin sihirli olduğuna inanıyordum hala böyle düşünüyorum. Tek bir kelimeyle bir insanı mutlu edebilirsiniz ya da yıkabilirsiniz. Bu sihir değil de ne?

 

Defne ve Deniz’in annesiyim. Annelik, insana hayata dair kesin cümleler kurmamayı öğretiyor. Kucağınıza bir hayat bırakılıyor ve o hayatı büyük oranda siz şekillendireceksiniz, aslında bir öykü yazmak gibi... Edebiyatla kurduğum ilişki de tam olarak böyle diyebilirim. Bir hayat alanı ve o alanda yazılacak, okunacak çok hikâye var.

Yazma yolculuğu nasıl başladı? Yolda bir atölye ya da editörden destek aldınız mı? Bu yolculuğa yeni çıkanlar için tavsiyeleriniz nelerdir?

Edebiyat kendimi bildim bileli hayran olduğum bir alan ve tabii bu hayranlık daha çok okumak üzerine çünkü okudukça bir olaya, bir insana, bir kırılma anına kaç farklı yerden bakılabileceğini gördüm. Sonrasında yazmak kendiliğinden gelişti. Kendi kendime yazdığım, bir yere ulaşmayan ama boşlukta da savrulmayan kısa notlarım, cümlelerim, paragraflarım vardı. Bu kısa yazılar artık bir yere ulaşmak istediler ve öykülerim ortaya çıktı. Bu süreçte dahil olduğum atölyeler oldu. Editör desteği almadım ama yayınevi sürecinde editörümle çalışırken metne dışarıdan bakabilmenin kıymetini çok net gördüm.

Yeni başlayanlara en büyük tavsiyem acele etmemeleri çünkü çok sabır ve asla vazgeçmemeleri gerekiyor çünkü vazgeçmedikçe beklenen mutlaka geliyor.

Yaşanmışlıklar, gözlemlediklerimiz, iç dünyamız yazdıklarımızın bel kemiği olsa da sizin yazarken ilham kaynaklarınız, hikâyelerinizin temelini oluşturan unsurlar nelerdir?

İlham kaynağım insan çünkü insan baştan sona bir hikâyeden ibaret. O baştan sona hikâyenin içindeki küçük anlar, bir bakış, bir tebessüm, bir hayal kırıklığı, yarım kalmış bir cümle, bastırılmış bir duygu “ben buradayım, beni gör, fark et” dediği an başlıyor benim yazma sürecim. Yaşanmışlıklarımı pek dahil edemiyorum öykülere çünkü onlar yaşandı, bitti, değiştiremem artık psikolojisi var istemsizce, ben değiştirebileceğim hikayeler yazmayı seviyorum. Yani aslında yanı başımda duran bir hikâye hep var ve benim onu fark etmemi bekliyor. İlk cümle böyle geliyor sonrası öyküdeki karakterin alacağı kararlar ve yapacağı seçimlerle şekilleniyor.

Yazım süreciniz belirli bir disiplin veya ritüel çerçevesinde mi ilerliyor? Yazar tıkanıklığını aşmak için benimsediğiniz özel yöntemler var mı?

Keskin ritüellerim yok. İlk cümle geldiğinde oturup yazmaya başlıyorum ve gerisi geliyor. Yazarken genellikle sessiz mekanları ve gece saatlerini seviyorum. Yazar tıkanıklığıyla çok mücadele ettim ve bunu aşmayı, geçici olduğunu kabul etmekte buldum. “Bazen yazamıyorum bunda sorun yok,” deyip kabul ediyorum. O dönemlerde okumayı arttırıyorum. Eğer yarım kalan bir öyküde bunu yaşadıysam o öyküyü bırakıp başka bir öyküm üzerine çalışıyorum. Kendimi geri çekip doğru zamanı bekliyorum. Neyse ki o zaman hep geliyor.

Kitabınızın genel teması nedir? Temayı oluştururken bilinçli bir şekilde mi hareket ettiniz yoksa yazım sürecinde kendiliğinden mi ortaya çıktı? 

Kitabın belirli bir tema üzerinde yoğunlaşmasıyla ilgili bilinçli bir hazırlık yapmadım, bu yönde hareket etmedim. Öyküler yazıldıkça, dosya oluştukça kendiliğinden bir tema oluşmuştu. İnsanların hayata nereden baktıklarına, aldıkları kararlara ve yaptıkları seçimlere göre değişen kader algısı, yani “baht” teması da böylece kendiliğinden ortaya çıktı. Aynı hayat, farklı insanlar için bambaşka sonuçlar doğurabiliyor. Baht Oyunları’ndaki öykülerim de biraz da bunu anlatıyor.

Kitabınızı okuyan birinin aklında en çok hangi soruların veya duyguların kalmasını isterdiniz?

Kitabı bitiren birinin aklında cevapların rahatsız edeceği soruların kalmasını isterdim. “Bu karakter başka türlü davranabilir miydi?” ya da “Ben olsaydım farklı mı davranırdım? Ne yapardım?” gibi sorular hayatın dışındayken içinde olmamızı sağlar diye düşünüyorum.

Duygu olarak ise küçük bir sızı yeterli benim için. Büyük dramatik bir etki bırakmak yerine, gündelik hayatın içinde fark etmeden geçip gittiğimiz kırılma anlarını hatırlatan, o karakter yerine de hissedebileceğimiz bir duygu kalması yeterli. Okurun, öykülerdeki insanların hayatlarını yargılamadan, kendi hayatındaki benzer anlarla yan yana koyabilmesini isterim. Çünkü Baht Oyunları’nın asıl meselesi başımıza gelenlerden çok, onlara nereden baktığımız.

Kitabınızı yazarken ve yayımlarken aldığınız en değerli tavsiye ne oldu?

Öykülerim gerçekten bir gün olması gereken yeri bulacak ve eğer böyle olursa okur kıymetini mutlaka bilecek. Bu süreçte kendime sık sık hatırlattığım ve bütün o zamanı sabırla geçirmemi sağlayan cümleydi. Yani zamanla savaşmadım, onunla anlaştım.

Yeni dosya hazırlığınız var mı? İlk kitap tecrübesini yaşamış biri olarak, ikinci dosya hazırlığında mutlaka buna dikkat edeceğim dediğiniz başlıklar neler?

Yazdığım, üzerinde çalıştığım öykülerim var, tatlı tatlı anlatacağım bir roman fikrim var, yine zamanla anlaşıp yazdıklarımın kendi yolunu bulmasını bekleyeceğim. Hem bir okur hem de ilk kitap heyecanını yaşayan biri olarak yazdıklarıma dışarıdan bakmanın gerekliliğini fark ettim, sanırım en çok buna dikkat edeceğim.

Sorularımla okuyanların hem sizi daha iyi tanıması hem de kendi kafalarındaki soru işaretlerine bu yoldan geçmiş birinden cevap bulmalarını diledim. İkinci kitabınızı heves ile bekliyorum. Gönlünüze, kaleminize layık ömrünüz olsun. Teşekkürler.

Bu keyifli sohbet için ben teşekkür ediyorum. Hem size hem de vakit ayırıp öykülerimi okuyan, Baht Oyunları’na kitaplığında yer veren herkese.

  • Instagram - Black Circle
  • Twitter - Black Circle
  • YouTube - Black Circle
  • Facebook - Black Circle

Nuray Elçin,

Baht Oyunları, 

80 Sayfa, Sel Yayınları

Söyleşi: Ümit Yaban, 01.05.2026

baht-oyunlari.jpg
ümityaban1_edited.png

Hazırladığınız kitap incelemelerinizi, öykü-deneme türündeki yazılarınızı, edebiyat ve sanat odaklı dosya konularınızı inadinaedebiyat@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

 

Tanıtım amaçlı kitap gönderimi ve reklamlarınız için de aynı kanallardan ulaşabilirsiniz.

  • Instagram
  • X
  • Youtube
  • Pinterest
  • Facebook
bottom of page