top of page
Ümit Yaban ile (Facebook Kapak Fotoğrafı).jpg

Ah ilk kitaplar! Yazandan bir parça kopacak da evrende yıldız gibi parlayacakmışçasına müstesna bir öneme sahip ilk kitaplar. Bu önem hem yazarlar hem de edebiyat tarihi için geçerli. Biz de bu heyecana ortağız ve büyük bir zevkle yazarların ilk göz ağrılarının görünürlüğüne katkı sunmayı görev biliyoruz.

Ümit Yaban

1780659684968.jpg

"Ümit Yaban ile İlk Ümit" röportajları yeni konukların ilk kitaplarıyla inadinaedebiyat.net adresinde devam ediyor.

Ümit Yaban'ın bu seride sitemizdeki yeni konuğu "Bak Makbule" adlı kitabıyla İbrahim Bayık.

ümityaban1_edited.png
0002153494001-1.jpg

Sayın İbrahim Bayık ilk kitabınız Bak Makbule’yi kutlarım, Armoni Kitap’tan elimize geçti keyifle okuduk teşekkürler. Öncelikle merak ettiğim sizsiniz, edebiyatla kurduğunuz ilişkiye de değinerek kendinizi tanıtır mısınız? İbrahim Bayık kimdir?

Ben bir İzmirliyim. Çok dilli ve çok farklı kültürlere sahip kalabalık bir ailede büyüdüm. Sokaklarda oynayan son çocuklardık biz. Benim biriktirdiğim tüm malzemelerim bu eski İzmir sokaklarından gelmektedir. İlkokul ve liseyi İzmir’de Üniversiteyi Ankara’da okudum. Son zamanların moda değimi ile (ben) ekonomistim. Evliyim iki oğlum var. Bir de torunum. Ada. Bak Makbule, Ada’ya bir doğum armağanıdır aynı zamanda.

Yazma yolculuğu nasıl başladı? Yolda bir atölye ya da editörden destek aldınız mı? Bu yolculuğa yeni çıkanlar için tavsiyeleriniz nelerdir?

Ben de son zamanlarda kitabı yayınlanmış veya yayınlanacak diğer yazarlarınbüyük çoğunluğu gibi yazma serüvenime, daha doğrusu yıllarca yazdıklarımı gün ışığına çıkarma çabasına pandemi sürecinde başladım. Kimisi ekmek pişirdi, kimisi enstrüman öğrendi, ben de yazdım. Çocukluğumdan bu yana yazardım zaten de bunlar hep çekmecelerde, koca koca sarı zarflarda, bilgisayarların bir köşesindeki kutucuklarda kalırdı hep. Sonra bir grup buldum kendime. Daha doğrusu kitabımında editörü olan Nil Devletoğlu ile çalışmaya başladım. Oradaki enerji ve sinerji öylesine iyi geldi ki. Baktım; yazıyormuşum gerçekten. Beş yıl boyunca çalıştık. Yüzlerce öykü okuduk, çözümledik, yazdık…Sevdim de bu işi. İki kolektif kitaptan sonra (Bir Yer Var ve Askıdaki Hayatlar). Kolları sıvadım ve giriştik Bak Makbule’ye. Çok da ilgi gördü. Doğrusu bu kadarını beklemiyordum. Bu arada edindiğim bilgi ve becerilere dayanarak İzmir Karşıyaka Belediyesindeki bir oluşumda iki yıl Öykü Atölyesi eğitimleri verdim. İşin bu yanını da sevmedim dersem yalan olur.

Yaşanmışlıklar, gözlemlediklerimiz, iç dünyamız yazdıklarımızın bel kemiği olsa da sizin yazarken ilham kaynaklarınız, hikâyelerinizin temelini oluşturan unsurlar nelerdir?

Yaşanmışlıklar ve gözlemler çok önemli. Özellikle çocukluk yılları. Ancak benim her şeyi kendine dert edinen bir yapım olduğundan bu konuda bu coğrafyada hiç sıkıntı çekmiyorum. Karakterlerim ya tanıdığım kişiler ya da herhangi bir yerde rastladığım tanımadıklarım. Yazmaya başlayınca toplu taşım kullanmaya, sokağa daha çok çıkmaya, insanlarla daha yakından ilgilenmeye başladım. Örneğin kafamda bir karakter oluşturduysam, artık onun işi bitene kadar yanımda gezdiririm. Nerede, nasıl davranır, tepkileri nasıldır deneyimlerim. Yani kağıtta kalmaz onlar. Benimle birlikte yaşarlar.

Yazım süreciniz belirli bir disiplin veya ritüel çerçevesinde mi ilerliyor? Yazar tıkanıklığını aşmak için benimsediğiniz özel yöntemler var mı?

Her sabah yazmaya çalışırım. Sabahları ve gece geç saatlerde daha rahat yazabiliyorum. Tıkanırsam, o karakteri dediğim gibi yanıma alır kendimi dışarıya atarım. Dönüşte mutlaka başına yazacak bir şeyler gelmiştir. Bu hiç şaşmadı bu güne kadar.

Kitabınızın genel teması nedir? Temayı oluştururken bilinçli bir şekilde mi hareket ettiniz yoksa yazım sürecinde kendiliğinden mi ortaya çıktı? 

Biz kervanı biraz yolda düzdük. Ana tema İnsan halleri. Her sınıftan, sınıf demeyi de sevmiyorum da, her meslekten veya çeşitli gelir gruplarından diyelim. Hayat kadını da var, Psikolojik takıntısı olanda, anne katili de…

Kitabınızı okuyan birinin aklında en çok hangi soruların veya duyguların kalmasını isterdiniz?

Başkaları nasıl yaşıyor. Ben çok merak ederim. Okur da merak etsin isterim. Gitmediği bir sokağa gitsin, tanımadığı birilerinin düğününe katılsın, bakkal dönemini bilmeyenler bakkala girsin, bir evde neler yaşanıyor görünmeden onları izlesin. Bir arkadaşım dedi ki; “Senin öykülerin akıcılıktan çok kalıcı.” çok sevdim bu geri bildirimi.

Kitabınızı yazarken ve yayımlarken aldığınız en değerli tavsiye ne oldu?

Geri bildirim çok kolay alırım da yapım gereği tavsiyeye biraz kapalıyım sanırım. Belki de hayata gelişine vurmayı sadece yazarken yapabiliyor olmanın verdiği bir esneklik hali bu.

Yeni dosya hazırlığınız var mı? İlk kitap tecrübesini yaşamış biri olarak, ikinci dosya hazırlığında mutlaka buna dikkat edeceğim dediğiniz başlıklar neler?

Evet. Ankara’da yaşadığım üniversite anılarımı tema alarak bir öykü kitabı hazırlığındayım. O biraz daha sert, biraz daha daha dönem öykülerini içerecek. Yakın tarihin acılarını biraz daha hissedeceğimiz bir kitap olacak. Ayrıca bir yandan da bir roman kurgusu aşamasındayım.

Sorularımla okuyanların hem sizi daha iyi tanıması hem de kendi kafalarındaki soru işaretlerine bu yoldan geçmiş birinden cevap bulmalarını diledim. İkinci kitabınızı heves ile bekliyorum. Gönlünüze, kaleminize layık ömrünüz olsun. Teşekkürler.

  • Instagram - Black Circle
  • Twitter - Black Circle
  • YouTube - Black Circle
  • Facebook - Black Circle

İbrahim Bayık,

Bak Makbule, 

100 Sayfa, Armoni Yayıncılık

Söyleşi: Ümit Yaban, 15.06.2026

0002153494001-1.jpg
ümityaban1_edited.png

Hazırladığınız kitap incelemelerinizi, öykü-deneme türündeki yazılarınızı, edebiyat ve sanat odaklı dosya konularınızı inadinaedebiyat@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

 

Tanıtım amaçlı kitap gönderimi ve reklamlarınız için de aynı kanallardan ulaşabilirsiniz.

  • Instagram
  • X
  • Youtube
  • Pinterest
  • Facebook
bottom of page