top of page
Kübra Öznur Çelik İle.png

"Hep 'hadi'yle büyüdüm ama hiçbirine vaktinde varamadım. Büyüdüm işte. Büyüyünce geç kalmanın bedeli de büyüdü. Herkes bir yerlere varmış, ben hâlâ o merdivenlerin başındayım."
                                                                                                                      Ali İpek

Adsız tasarım.png

Zaman Kaybından Ölen Kadının Hikâyesi’nde Ali İpek, çocukluğunda başına gelen trajik bir olayın travmasını ömür boyu yaşayan, gerçek ile sanrı arasındaki sınırda kaybolan, üzerindeki baskılardan ve yakasını bırakmayan yalnızlığından usanıp kendine hayalî bir eş yaratan Saniye Hanım’ın gizemle örülü hüzünlü hikâyesini anlatıyor. Baykuşlar gerçekten uğursuzluk getirirler mi?​

inadinaedebiyat.net adresinde Çağdaş Türk edebiyatının nabzını tutacağımız "Kübra Öznur Çelik ile Edebiyat Saati" adlı söyleşiler dizimizin devamında 2026 yılına ismiyle damga vuran “Zaman Kaybından Ölen Kadının Hikâyesi” romanı var. Kıymetli yazarımız Ali İpek’e bizimle olduğu için teşekkür ediyorum. Haydi başlayalım.

Adsız tasarım_edited.jpg

Söyleşi: Kübra Öznur Çelik 

9943_20260306094524123.jpg

Saniye Hanım nüfus memuru, yani insanlara sen varsın diye belge vermek. Ama iş kendine gelince sanki kendi kimliği yokmuş gibi bir hâli var. Bu kadar insanın varlığını resmileştirip de kendi varlığının içinde kaybolmak nasıl bir histir? Saniye’yi yazarken karakterin bu buhranına nasıl eşlik ettiniz?

Bugüne değin temas ettiğim kim varsa kimlik problemi yaşamıştır. Alt kimlik üst kimlik bir yana varoluşu resmileştiren belge olan kimlikten bahsediyorum. Hayatın akışında olan Saniye ile toplum nezdinde olması gereken Saniye arasında nasıl yaşanırın izlerini okur ile birlikte takip etmek istedim. Buhranı yaşanmaz kılan ne varsa Saniye özelinde hissetmeye ve aktarmaya çalıştım.

Kitabın başında Saniye’nin hastane ve ağrı serüveni var, sanki ağrılar olmasa Saniye hepten görünmez olacakmış gibi hissettim. Sizce Saniye bu ağrıları biraz da “buradayım, yaşıyorum ve canım yanıyor” demek için bir tutunma dalı olarak mı kullanıyor? Yani iyileşmek onun için bir korku olabilir mi?

İyileşmek, hastalanmak gibi mefhum bir duygudur. Bize iyi gelen bizi hasta edebilir sanırım. Evet. Korkularımızın bu denli varlığı sanırım belirsizliklerimiz. Saniye ağrılarıyla, acılarıyla, yokluklarıyla var olmuş. Daha doğrusu var olmaya çalışıyor. Tutunduğu ne varsa bilindik olandan yana kullanıyor. Böyle iyi hissediyor aslında. İyileşip iyileşmediği ise okura kalmış.

Hayali eş meselesi, Savurlu Fahri... Bir nüfus memurunun kaçıp sığınacağı limanın bile kaydı kuydu belli bir adam olması çok enteresan değil mi? Saniye neden hayallerinde bile nizami?

Neticede yıllarca nüfus memurluğu yapmış birinden bahsediyoruz. Alışkanlıkları bir yana söylemleri ve inandığı doğruların da nizami olması muteber. Fahri’yi var ederken pek de zorlanmıyor çünkü bilindik birini kâğıda döküp resmileştirmesi kalıyor geriye. Yazarlara tavsiyede bulunurken insanlar hep bilindik olanı hatta mümkünse yakın çevreden seçilen, gözlemlenen karakterler olmasını söylerler. Fahri’yi benden de iyi tanıyan Saniye’dir sanırım.

Kitabın adı bir hayli can alıcı: Zaman Kaybından Ölen Kadın. Hepimiz bir şeyleri yetiştireceğiz diye koştururken aslında özü mü kaybediyoruz?

Roman yazarken başlığa hikâye demem ironi. Sanırım hoşuma gidiyor. Telaşelerle, endişelerle ve çoğunlukla koşuşturmayla geçirdiğimiz bir ömür var. Anladığımız, idrak edebildiğimiz ama çözemediğimiz çok durum var elbette. Farkındalık her ne kadar bizi öze ulaştırsa da iyi olacağımız anlamına gelmiyor sanırım. Bazı değerleri yitirince var oluyoruz belki de.

Kitapta isimlerin değiştirildiği, coğrafyanın kaderinin nüfus kütüklerinde yeniden yazıldığı bölümler çok çarpıcı. Saniye mühürleri basarken vicdanında neler döndü acaba? Başkasının ismini değiştiren birinin kendi isminin bu kadar unutulması bize ne anlatıyor?

Evet. Hiçbir şey istediğimiz gibi olmuyor. Öyle büyük mevzulardan bahsetmiyorum. İsmimizi bile başkaları veriyor ama belirli kanun çerçevesinde. Saniye işini yapıyor aslında. Ona gelen yeni nüfuslara fikir veriyor. Genel geçer ve kullanılabilir olanları sunuyor isimlerden. Onun isim hikayesi de garip gerçekten. Ninesinin ismiyle büyüyor ve var olmaya, var etmeye çalışıyor.

Biz bu kitabı bitirince Saniye için oturalım ağlayalım mı istediniz, yoksa "Benim de içimde bir Saniye var" deyip kendi hayatımızın peşine mi düşelim? Sizin yazar olarak Saniye’ye en son söylemek istediğiniz tek cümle ne olurdu?

Hiç kimse başkaları ağlasın diye hikayeler anlatmaz sanırım. Biz acıdan bahsederiz o acı muhatabımızın acısına dokunur ve genişler. O denizden karşıya geçmek de o denizde boğulup kalmak da bize ait. Benim de içimde bir parça Saniye var herkes gibi.

Saniye aslında her gün yolda karşılaştığımız -sıradan- kadınlardan biri. Onun sıradan görünen hayatının altındaki bu fırtınayı yazmak bir erkek yazar olarak sizi zorladı mı? Kadın ruhunun en kuytu, en kimsenin girmediği köşelerine girerken en çok nerede durup bir nefes aldınız?

Yazarken en çok zorlandığım roman bu oldu sanırım. Bir kadının ağzından yazmak o kadar kolay değildi. Yetiştiğimiz coğrafyada üzerimize yapışan hatta içimize sinen eril düşünme hallerimi bir kenara koyup salt Saniye özelinde ilerlemem gerekiyordu. Yapabilmişsem ne mutlu. Takdir okurun elbette.

Bir de baykuşlar var... Saniye neden çiçeklere veya kedilere değil de baykuşlara sığındı? Baykuşlar onun için bir uğursuzluk mu, yalnızlığın içinde gerçek dostu mu?

Aslında Saniye kedilere, köpeklere, kağıtlara sığındı. Çocukken yaşadığı travma onu büyütemedi sanırım. Onun tesirinde kaldı ve bir türlü var olamadı. Siz hiçbir baykuşla göz göze geldiniz mi?

Sorularımıza verdiğiniz samimi cevaplarınız için teşekkür ediyor ve yeni kitaplarınızı sabırsızlıkla bekliyoruz. Daha anlamlı, daha bilinçli bir dünyada yeniden buluşmak dileğiyle…

WhatsApp Görsel 2025-07-23 saat 16.46_edited.jpg

Ali İpek,

Zaman Kaybından Ölen Kadının Hikâyesi

124 Sayfa

İletişim Yayınları, 2026

Söyleşi: Kübra Öznur Çelik, 22.04.2026

9943_20260306094524123.jpg
  • Instagram - Black Circle
  • Twitter - Black Circle
  • YouTube - Black Circle
  • Facebook - Black Circle

Hazırladığınız kitap incelemelerinizi, öykü-deneme türündeki yazılarınızı, edebiyat ve sanat odaklı dosya konularınızı inadinaedebiyat@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

 

Tanıtım amaçlı kitap gönderimi ve reklamlarınız için de aynı kanallardan ulaşabilirsiniz.

  • Instagram
  • X
  • Youtube
  • Pinterest
  • Facebook
bottom of page